Bizi Arayın +90 546 285 17 05
Bize Ulaşın info@klinikglobal.com.tr
Title Image

Tip 2 Diyabet Cerrahisi

Anasayfa  /  Tip 2 Diyabet Cerrahisi
Tip 2 Diyabet Cerrahisi

Şeker Hastalığı Tedavisi

Şeker hastalığı açlık kan şekeri düzeyinin 126 mg/dl veya kanda HbA1c düzeyinin %6,5 ten daha fazla olması olarak tanımlanmaktadır. Diyabet’in vücudun bir çok organa zararı bulunmaktadır. Bunlar, kalp hastalığı, felç, böbrek hastalığı, göz hasarı,sindirim sorunları,sertleşme sorunu, enfeksiyon, diş problemleridir.

Şeker Hastalığı ve Obezite İlişkisi

Obezite grubunda yer alan kişilerde aşırı kiloya bağlı insülin direnci gelişmektedir. Tip 2 diyabet hastalarında en büyük sorun insülin direncidir. İnsülin direnci gelişen kişilerde kan şekeri seviyesinin düzenlenmesi için normalde ihitiyaç duyulan insülinden çok daha fazla insülin gerekmektedir. İnsülin direnci olan kişilerde pankreastan normal miktarlarda salgılanan insülin bu direnç karşılığında yetersiz kaldığı için kan şekerini düzenleyemez. Kişinin kilosu arttıkça kandaki insülin direnci düzeyi artar ve pankreas daha fazla çalışarak bu durumu telafi etmeye çalışır. Buna bağlı olarak aşırı kilolu kişilerin kan insülin seviyeleri genelde yüksektir.

Belirli bir aşamadan sonra kişinin şeker hastalığını düzeltmek için dışarıdan anti diyabetik ilaçlar veya kişinin insülin kullanması gerekebilir. Vücutta yüksek düzeyde bulunan insülin açlık merkezini uyararak kişinin daha sık aralıklarla acıkmasına buna bağlı olarak normalden daha çok yemesine ve şişmanlığının daha da artmasına neden olur. Bu kişilerin diyet programlarına uyması , kalıcı kilolar vermesi ve kilo ve şeker kontrolü oldukça zordur.

Tip 2 Diyabet Nasıl Geçer ?

Obezite grubunda yer alan kişilerde aşırı kiloya bağlı insülin direnci gelişmektedir. Tip 2 diyabet hastalarında en büyük sorun insülin direncidir. İnsülin direnci gelişen kişilerde kan şekeri seviyesinin düzenlenmesi için normalde ihitiyaç duyulan insülinden çok daha fazla insülin gerekmektedir. İnsülin direnci olan kişilerde pankreastan normal miktarlarda salgılanan insülin bu direnç karşılığında yetersiz kaldığı için kan şekerini düzenleyemez. Kişinin kilosu arttıkça kandaki insülin direnci düzeyi artar ve pankreas daha fazla çalışarak bu durumu telafi etmeye çalışır. Buna bağlı olarak aşırı kilolu kişilerin kan insülin seviyeleri genelde yüksektir.

Belirli bir aşamadan sonra kişinin şeker hastalığını düzeltmek için dışarıdan anti diyabetik ilaçlar veya kişinin insülin kullanması gerekebilir. Vücutta yüksek düzeyde buluna insülin açlık merkezini uyararak kişinin daha sık aralıklarla acıkmasına buna bağlı olarak normalden daha çok yemesine ve şişmanlığının daha da artmasına neden olur. Bu kişilerin diyet programlarına uyması, kalıcı kilolar vermesi ve kilo ve şeker kontrolü oldukça zordur. Çünkü bu tip şeker hastaları çok zor bir kısır döngünün içerisinde bulunmaktadırlar.

Şeker Hastalığı Ameliyatı Nedir ? ( Metabolik Cerrahi - Transit Bipartisyon , İleal İnterpozisyon, Gastrik Bypass )

Şeker ameliyatı obezite cerrahi ameliyatları gibi laparoskopik (kapalı) olarak genel anestezi altında yapılan ortalama 2-3 saat süren operasyonlardır. Karna açılan kesilerden girilen laparoskopik cihazlarla operasyon gerçekleştirilmektedir. 2017 yılına geldiğimizde, şeker hastalığı ameliyatları için ileal interpozisyon,gastrik bypass ve transit bipartisyon gibi metabolik cerrahi operasyonları gerçekleştirilmektedir. Metabolik cerrahinin mantığı bağırsak sisteminde yer değiştirme veya bypass yöntemleri bağırsağı kısaltmaktadır. Şeker hastalığı ameliyatlarının en önemli özelliği ince barsaklardan GLP-1 (pankreasta insülin üretimi hücrelerini artırır) isimli hormonun salgısının artırılmasıdır. Şeker hastalığı ameliyatı’nın obezite cerrahi ameliyatlarından farkı ince bağırsağın by pass edilmesi yani devre dışı bırakılmalıdır.

Şeker hastalığı ameliyatlarının tamamında kombine ameliyat yapılmaktadır. Hem tüp mide (mide küçültme ) hemde bağırsakların kısaltılması veya yönlerinin değiştirilerek, hem ince bağırsağın son kısmı ile besinlerin buluşması sonucu emilim bozukluklarının düzelmesi ve hormon düzeylerindeki artış sağlanmaktadır. GLP-1 hormonunun ilaç olarak üretilmesi ile diyabeti düzenlemek amacıyla diyabet hastalarına kullandırılmaktadır ancak hiçbir zaman şeker ameliyatının düzenleyici etkisini göstermemektedir. Bu operasyon sayesinde kişi hem şeker hastalığından ,hem fazla kilolarından hemde bu kiloların sebep olduğu metabolik sendromun etkilerinden zamanla kurtulmaktadır.

Şeker Hastalığı Ameliyatı Kimlere Yapılabilir ?

İnsülin rezervleri bitmemiş Tip 2 diyabet hastaları bu ameliyatı olabilirler. Şeker ameliyatının başarılı geçmesinin en önemli şartı kişinin az da olsa pankreasında insülin üretiliyor olmasıdır. Bu yüzden şeker ameliyatını düşünen kişilerin rezervlerinin bitmeden gerekli kurumlara başvurmaları gerekmektedir.18 ile 65 yaş arasında tüm şeker hastalığı ameliyat yöntemleri (ileal interpozisyon, gastrik by pass, transit bipartisyon) uygulanabilmektedir.

Şeker Ameliyatı Sonrasında Şeker Hastalığı Tamamen Biter mi ve Hastalık Tekrarlar mı?

Hastanın pankreasdaki rezervi tükenmemişse kişi %90’ın üzerinde şeker hastalığından kurtulabilmektedir. Pankreas rezervi ameliyat öncesi yapılan tetkiklerle belirlenip ona göre operasyon gerçekleştirilmektedir.
Yapılan çalışmalar incelendiğinde şeker ameliyatı olmuş kişilerin sonrasındaki 5 yıllık takip süreçlerinde şeker hastalığının tekrarlamadığı görülmüştür. Diyabetin yol açtığı hastalıkların başında insülin direnci gelişimi nedeniyle kalp krizi risklerinin artmasıdır. Kalp krizi geçiren hastaların yarısından fazlasının diyabet hastası olduğu görülmektedir. İnsülin direnci nedeniyle metabolizmanın işleyişi değişir ve vücut enerjisini sağlamak amacı ile yağ biriktirmeye başlar.

Diyabet ameliyatı ile geri döndürülme şansı olan problemli hücreler ve organlarda çok büyük oranlarda düzelme elde edilir. Şeker (metabolik cerrahi) ameliyatı (gastrik bypass, transit bipartisyon, ileal interpozisyon) olan kişiler ameliyattan hemen sonra dahi şeker oranlarının düştüğünü ve hızlı bir iyileşme süreçlerinin olduğu görürler. Ameliyatın hemen sonrasında dahi kullandıkları iğneler bırakılır, diyabet için kullanılan tabletler dahi maksimum 15 gün içerisinde bırakılır duruma gelir. Hatta ameliyattan sonra hipertansiyon için kullanılan ilaçlar dahi bırakılır yani metabolik sendromun etkileri yok olur.

Şeker Ameliyatı ile Obezite Cerrahi Ameliyatları Arasında Ne Fark Var?

Şeker ameliyatlarında obezite cerrahi ameliyatlarına göre şeker hastalığının iyileştirilmesi konusunda daha iyi sonuçlar alınmaktadır. Şeker ameliyatlarında ince barsağın bir kısmı devre dışı bırakıldığı için kişilerde yaşanabilecek emilim sorunu dolayısıyla vitamin ve mineral takviyelerine daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Bu yüzden bu ameliyat sonrasında daha uzun süre takip ve tedavi gerekmektedir. Şeker ameliyatıyla hergün vücudunuza yapmak zorunda olduğunuz insülin iğnelerini bırakıyorsunuz, daha uzun ve sağlıklı bir yaşama adım atıyorsunuz.

Obezite ameliyatının (Tüp Mide) Şeker hastalığını iyileştirici etkisi görülmektedir ancak şeker ameliyatlarına göre daha az orandadır. Tüp mide ameliyatı geçirmiş kişilerde şeker hastalığının tekrardan görülme olaslıığı şeker ameliyatı geçirenlere göre daha çok olduğu belirlenmiştir.

Şeker Hastalığı Ameliyatının Kişilere Kazandırdıkları Nelerdir ?

Şeker ameliyatı için gerekli ön görüşme ve tetkikler sonucunda uygun görülmüş kişiler bu operasyon sonrasında düzenlemeyen şeker sonuçları kontrol altına alınır ve kişi %90 oranında şeker hastalığından kurtulur. Kişi şeker ameliyatı sonrasında hastalığın gidişatı yavaşladığı için bu hastalığın sebep olabileceği komplikasyonları yaşamaktan kurtulmuş olur. Şeker ameliyatı sonrasında hastalar insülin iğneleri azaltır ve zamanla düzelen şeker seviyeleri sonrasında insülini tamamen bırakır hale gelir. Kişi kan şekerinin yüksek olmasından çıkabilecek göz, böbrek, kolestol, aşırı kilo alma, koroner arter hastalığı,polikistik over sendromu, gibi birçok hastalıktan şeker ameliyatı sayesinde kurtulmuş olacaktır.

Şeker hastalığı ameliyatı sonrasında beslenmenin de önemi büyüktür. Diyabet hastalarında kan şekerinin bir anda aşırı yükselmesi veya ağır bir şekilde düşmesi ile günlük aktivitelerinde ve metabolizmalarında problemler ve hasarlar oluşmaya başlar. Ameliyat ile beraber,bu hasarların engellenmesi için adım atılmış olur, çünkü ameliyatla kan şekeri değerinin durağanlaşması sağlanır artık dalgalanmalar görülmez. Şeker hastalığının vücuttaki tahribatlarının dışında sosyal ve cinsel hayata da olumsuz etkisi bulunmaktadır. Önemli olan metabolik cerrahi ameliyatının kararının diyabetin organlarınızın herhangi bir zarar görmeden alınmasıdır. vki değeri yüksek hastalarda hem diyabeti hemde şişmanlık’ı tedavi eder. Metabolik cerrahi ameliyatı içerisinde sleeve gastrektomi operasyonu da gerçekleştiği için hem kilo şikayetini hemde diyabetin bırakacağı hasar şansının azaltılmasını sağlıyor.

%d blogcu bunu beğendi: